26 Temmuz 2015 Pazar

Yaşam Ağacı


26 Temmuz 2015 Pazar 00.45 

... 

Hayır, hayır hiç de basit değil. Elbette basit değil, nasıl olmasını beklersin ki? Ansızın, hiç de beklemediğin bir anda, yapayalnız kalmak hiç kolay değil! Nereye kayboldun? Neden gülümsemiyorsun artık? Söyler misin bana? Yoksa, en acı olanı paylaşmakla mı yükümlüyüz bir daha? Sen ve ben... Ama, ama söz vermiştik, birbirimize, öyle değil mi? Hatırlar mısın; gecenin yaklaşmakta olduğunu hissettiğimiz o ilk anda, sıkıca sarılmaya, hayata, umuda ve kollarında bekleyen o solgun ışığa bir kez daha tutunmaya, birlikte söz vermiştik; unuttun mu yoksa? Ama nasıl unutabilirsin? Önemli gördüğün her şeyi, herkes ve bütün bir hayatı unutmaya göz yumabilirsin elbet. Fakat sonsuzluğa nasıl sırtını dönersin? Yapabilir misin? Söylesene bana... Peki yapmak zorunda isen, unutmak, daha fazlasını hatırlamamakla yükümlü isen... Elinden gelen bir şey yok demek ki. Geçmişin ağır yükünü, bir kenara fırlatıp atamazsın heyhat, ama acını hafifletmek istersin ya... Ve kaçarsın o anda. Bütün sevgi sözcüklerini unutur, verdiğin sözleri yıkarak geleceğe doğru kaçarsın hatıralardan son hızla. Hani sormuştun ya bana; hiç canın yanmıyor mu diye? Sensiz ne Güneş'in tadını alabiliyor, ne gecenin karanlık koynunda kendime soğuk birer sığınak yaratabiliyor, nice acının kollarında, sesizce ağıtlar yakıyorum bir bilsen... Ama bilmemek, duymamak ve belki de görmemek, daha iyidir kim bilir?

...

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *