24 Mayıs 2015 Pazar

Geride Kalanlara


24 Mayıs 2015 Pazar 14.12

Büyümek istemiyordum aslında. Öyle çocukça, öylesine safça kalmaktı niyetim. Ayaklarını uzattığında, koltuğa oturduğunda dahi yere değmezdi ya o minik ayaklar, hoşlanırdım ben o histen. Severdim küçük olmayı; öpülmeyi, kucaklanmayı, koklanmayı... Zor geliyor tabii, bütün bunları kazık kadar adam olmuşken itiraf etmek, zor geliyor yani. Utanmam lazım, sıkılmam, kızarıp da bozarmam gerekiyor belki de. Ama düşünün bir, düşünün de nasıl temiz gelirdi dünya. Ne yalanlar, ne aldatmalar, ne de ahlaksızlıklarla çevreliydi etrafımız. Sevdik mi de, şu koca koca hallerimize taş çıkarırcasına, dürüstçe severdik bir de. Kandırmaz, aldatmaz, yalan söylemezdik birimiz diğerimize. Ne olduysa oldu. Önce rengarenk misketlerimizdi ellerimizden kayan, sonra da saf düşüncelerimizdi toza toprağa bulanan. Kirlendik; öyle toz toprakla da değil şimdi, yalanlarla, tutulamayan, bir türlü yerine getirilemeyen sözlerle, aldatılan sevgilerle bir anda çamur içerisinde bıraktık yüreklerimizi. Koşa koşa geri dönmek istiyorum ya, mümkün değil tabii! Boşa nefes harcıyorum, boşu boşuna o daracık köprüden karşı kıyıya geçmek için çabalayıp duruyorum ama, ne fayda? Ah ne fayda var ki yakarmakta? İnsan anlamak istemedikçe, sözler nasıl yardımcı olabilir ki düşüncelere... 

Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *