26 Nisan 2015 Pazar

Hafif Tatlı Bir Tebessüm


26 Nisan 2015 Pazar 18.59 

Şarkılar mı hüzünlü çalıyor yoksa hepimiz de dertlendik mi bir anda? Neyimiz var bizim; neden iki şişe şarap açıp da, hemencecik doluşu veriyoruz kadehlerin başına? Tamam, kabul! O kadar da mükemmel değil hayatlarımız. Hepimiz de isyankarız ama yine de... Mutlu olabilmeyi başarmak değil mi biricik emelimiz? Yoksa neden yaşar ki bir adam, bir kadın ve hep bir arada, sonsuzlukla... Özenle seçmiyoruz ya bu mutsuzluğu, bundan da eminim. Yoksa şarkılar mı seçiyor bizleri? Onlar mı ket vuruyorlar mutlu anılara? Güzel hatıralara eşlik edecek şarkılar da yok mudur dersiniz? Varlar! Eminim, orada uzakta bir yerlerde saklanıyorlar belki de ama, eminim onlara da yer vardır hayatlarımızda... İyi de neredeler? Zamanları gelmedi mi dersiniz? Peki neden düşmüyor dilimizden bu acı dolu, yürek yakan ağıtlar? Hayat mı çok ağır geliyor yoksa? Ya da sebebi ne olabilir ki? Hafif tatlı bir gün batımında, soğuk esen güney rüzgarlarıyla, el ele tutuşmuş, içinizi ısıtan bir hoşlukla gülümsüyorlardı bana. Sıkıca tutunmuşlar ki birbirlerine, gören de korkuyorlar sanır. Hani sanki bir bıraksalar, bir soluklansalar iki saniyecik de olsa yetecek ve o anda uçup da gidecekmiş gibi. Ellerinde tuttukları şu eşsiz mutluluk anından da olacaklar, kaybedecekmişçesine korkuyorlar hayattan, mutluluktan. İşte tam da o anda, yürek burkan bir umut dadanıyor ya insana. Soruyor durmaksızın: "Benim neyim eksik ki onlardan?" Sonrasındaysa, tipik işte, geliyor bir parça daha. Gelsin hadi; bu da gelsin ya! Geçip gidenlere nispet olsun diye, bu da gelsin hadi... 

Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *