5 Şubat 2015 Perşembe

Hayat Hikayelerle Yaşanmıyor


05 Şubat 2015 Perşembe 21.21

Her zaman bir başkasının hikayesini anlatmaktı görevim. Nice acılar, sevdalar, kayıplar yaşadım onlarla birlikte. Onlarla güldüm, onlarla ağladım geceler boyunca içtenlikle. Ama asla, kendi hikayemi anlatabilecek kadar da yaşayamadım ya bu hayatı, acırsam da buna acırım... Tuz kokan sıcak havasından, doyasıya, dolu dolu koca bir nefes çekemediğimi, denizinin kenarında, soluksuz kalıncaya kadar var gücümle koşamadığımı bilirim bu memleketin. Oysa ki, sunacak başka neyi vardı bu lanet yerin? Hikayelerinden başka, neyin vardı sanki? Aldıklarından çok, sanki gerisin geriye verirmişsin gibi, bir de gülümsersin yüzümüze karşı tüm Güneş'inle... Aylardan ne zamandı bilmem. Hatırlamam zamanları öyle fazlasıyla. Baharın sonu, kışın başlangıcı diyelim. Öyle ya, hangi kış aslında? Mevsimleri dahi yalan ya bu memleketin. Kayaları üst üste dizmek, mükemmel bir dengede zirvesini görebilmek öylesine kolay gelir ki insana; hemencecik de oluverecekmiş gibi. Değil, bilesiniz ki o kadar da kolay değil. Yahut ben beceremedim, koyamadım bir taşı diğerinin üstüne düzgüncesine. Ya da kolay değildi işte. Yapamadım, beceremedim bir türlü. Yolunda gitmeyen bir şeyler vardı her seferinde. İnşa edemedim mükemmel hayatı kendi isteğimle. Heyhat, kader diyip geçelim... Hikayeler diyordum ya, bilir misiniz Güneş ile Ay'ın Hikayesini? Onlar bile seviyorlar birbirlerini. En azından, benim hikayelerimde. Yaşamak lazım şu hayatı; doya doya, tüm içtenliğinle, yaşamak lazım bir solukta. Öyle hikayelerle de yaşanmıyor bilesiniz. Onlar ait oldukları yere, geçmişin tozlu sayfaları arasındaki, tıpkı bu fotoğraf karesinde olduğu gibi, ölümsüzcesine, diri diri gömülmeliler aslında. Hayat, hikayelerle yaşanmıyor azizim. Öğrene öğrene, kos koca 23 yılda bunu öğrendim ya bilir misiniz, ne acı şeydir yaşamak ama tam anlamı ile soluk alamamak...

 
Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *