4 Şubat 2015 Çarşamba

Çocukluğumun Kayıp Şarkıları


04 Şubat 2015 Çarşamba 23.47

Çocukluğumuzun kayıp şarkıları gibidir hayat. Durmaksızın dilimize dolanan mutluluk hatırlarıdır ya; ama ne yaparsak yapalım, hangi yola baş vurursak vuralım, bir türlü hatırlayamayız tüm mısralarını. Bir daha asla bütün kılamayız hayatı. Geride kalan, hepi topu bir kaç buruk mutlu hatırayla süslü, koca bir karmaşadır çoğu zaman. Kolay değil işte, yaşamak... Soluk alabilmek, hiç de kolay değil. Bir kayıp mücadeleye devam edebilme gücünü bulabilmek; saflığını, temizliğini, el değmemiş güzel rüyalarını bu düzen içerisinde koruyabilme şansını yakalayabilmek... Bilemedim ki şimdi. Belki de benim şansım yaver gitmedi. Oysa ne de güzel gülümserler fotoğraf karelerine. Sanki sonsuz bir mutluluktur paylaştıkları bir birleriyle. Kendi ebediyetlerine taşımaktır bu mutluluğu anlık niyetleri; belki de o sebepledir bu kadar mutluluk. Ne dersiniz? Tıpkı bu ailenin ki gibi. Neden gülümsüyorsunuz hayata karşı bu denli içtenlikle, diye sormak istedim aslında. Kim bilir, uzun saçıyla garip bir adamdır gülümsedikleri o anda. Elinde koca bir fotoğraf makinesi, sırtında taşıdığı eviyle, dostlarına doğru koşuyor var gücünü vurarak yerlere. Rap rap rap... Öyle ya da böyle, mutlular ya, önemli olan da bu birazda. Mutlulukları hep daim olsun. Onlara da bu mutlu kareyi ulaştırmam mümkün olmadı ama, çocukluk hatıralarım arasına koyuverdim gitti bile. En azından böyle değerlensin; her ne kadar yitik bir şarkı misali, tamamını hatırlayamayacak olsamda bir iki güne, yine de... Mutluluk deyince, hele ki şu son günlerde, bu aile tablosu çağrışıyor zihnimde. Ben, başaramadım bu dileği tutmayı. Yerine getiremedim bir bütün olmayı ama, hayallerimde, el değmemiş cennetimde, inan bana güzellik; ben Adem isem bu karede motoru süren, sen de Havva'sın bana sıcak kalbini veren; bunu da bilesin istedim... 
 
Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *