11 Ocak 2015 Pazar

Kabuslar


12 Ocak 2015 Pazartesi 00.36

Kahreden bir acı üzerime çullanıyor yeniden. Sanki bedenimdeki her bir kas demeti itiraz çığlıkları ile bana, kendi sahiplerine öfkelerini kusuyorlar geceleri. Geçmişim tarafından lanetli kabuslarla uyanıyorum soluk soluğa. Hayalin gerçekten ayrıldığı o dar patikayı yeniden bulabilmek için, dakikalarca sayıklıyorum karanlık koridorlara. Ben, yapmadım bunu sana! Ben, değildim ki seni inciten; diye haykırmak istiyorum ama, karanlık içerisinde gülümseyen yüzlerin hiç de birisi tanıdık değil ki... Anlayan çıkar mutlaka? Öyle değil mi? Sesime kulak verip de kimi çağırdığımı duyacaklardır elbet. O kadar da kötü olamazlar. Yoksa neden gecelerimde bana eşlik etsinler ki böylesine soğuk ve ıssız koridorlarda. Benim lanetli gece bekçilerim... Biraz da olsa izin veremez misiniz? Uykunun verdiği sıcak güven ile sahte güzelliklere kaçabilsem bir ara; sizler de iyisiniz, hoşsunuz ama, prangalarınız da canımı yakıyor, bunu da bilesiniz! Ey kudretli ufkun Güneş'i; kızıl bir sabaha uyandığımdan mıdır ağzımda ki kan tadı? Oysa ki kanımın aktığını görmeyeli o kadar da uzun bir zaman olmuştu ki! Şimdilerde daha iyi anlıyorum neden gülümsediklerini. Neden bana bakarak alay edercesine kendilerini gösterdiklerini: Ama ben, ben değildim ki sana bu kutsal günahı bahşeden! Ben değildim seni karanlık bir kuşakta sonsuzlukla çaresiz bir başına terk eden. Uzak durun ey gece bekçileri! Bir gece dahi olsa, geçmişimden, karanlık yarınlarımdan uzak durun... 

Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *