29 Ocak 2015 Perşembe

Düşüş


30 Ocak 2015 Cuma 00.52 

Acıya yabancı değiliz evvela. Ama yine de, hoş da bir durum da değil hani. Bu kadarını da beklemiyordum derdim, derdim demesine de... Ama yalan söylemiş olurum şimdi. Bunu da bilirsin, istesem dahi yapamam ki! Nasıl bir cezaysa benimkisi, öteki tarafa dahi gitmeden kesmişler bizimkisini. Hayat diyorum azizim, cezayı da mükafatını da bu dünyada yaşıyoruz biz; ne gerek var bir de öteki tarafla uğraşmaya? Yaşama notu desen sıfır, huzuru desen o da sıfır iyi mi! Sevgi, övgü, hissiyat desen o kadar da kötü ki, onları da es geçmişler. Not dahi kesmemişler zavallıma. Yazık, derdim bir de. Yazık ki bu sabiye; günah değil mi? Neden o da olamasın ki bir diğeri gibi? Neden sevemesin mesela? Elini uzatamasın bir güzelin tenine. Dokunamasın sevdiceğinin yüreğine. Akşamları huzurla koysun başını şu pofuduk yastığa. Kabuslarla mücadele edeceğine, huzuru arasın dursun o pamuksu hayaller içerisinde. Ama yok; kısmet değilmiş... Bir de kavga edesim var şimdilerde. Hani şöyle sağlam bir yumruk da yiyesim var. Beni kendime getirecek kadar sert bir tekme alasım var kasıklarıma doğru. Bakarsın, çektiğimiz acıyı bastırırda, ne dersin? Hani bilirsin; erkek adamın acısı ayrıdır. Erkekliğine laf ettirmez, ettirmemesine de, o tekme yok mu o tekme. Küçücük bir teması dahi iki büklüm yapar zavallımı. Çöktüğü yerden, düştüğü kaderden kurtulmak için tutunmayacağı dal yoktur o vakit. Bilenler bilir... Bilmeyenlerse, aman bilmesin! Daha iyi... Ne diyordum sahi? Hah işte o acı yok mu o acı; bakarsın bastırır bu sancıyı. Kavga edesim de var birileriyle. Şöyle sağlam bir tokatta ne güzel olurdu şimdi...

Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *