30 Aralık 2014 Salı

Mazide Kalanlar


31 Aralık 2014 Çarşamba 00.04 

Feci bir sağanak var dışarıda. Lanet memleket, kuruyamadı bir türlü. Kaç gündür devam ediyor böyle? Bir, iki yoksa üç müydü? Ne fark eder sanki. Yağan yağmuru dinse, nemi ıslatır insanı. Nemi dağılsa, denizi ıslatır adamı. Kurumak mümkün değil anlayacağınız. Mersin'de yaşamak, sırılsıklam sevdalanmak demektir yaşama. Yoksa kurtaramazsının paçayı bir avuç çamura batırmadan. Kaçamazsın bir dam altına, sığınamazsın ki bir sıcak odaya. Zor, yağan yağmur altında yalnız yürümek, gerçekten de çok zor. Beraber ıslanacağın tek bir eli dahi kendi kolların altında ısıtmaya çabalayamayacaksan şu hayatta, neye yaşar durursun ha? Kardeşlerimle beraber sobanın etrafına toparlandığımız soğuk kış gecelerini hatırlarım. Zordu, hayat felç geçirirdi yağan kar altında. Hava sıcaklığı dışarıda eksi onları görürdü ama, anacağım üşütmezdi bizi. İzin vermezdi limonlu havuçları yemeden yatmamıza. Komazdı yatakta da bir başımıza. Önce birimizin, sonra öbürümüz ve sonra diğerimizin koynuna sokulur, ninnisini mırıldanırdı kulaklarımıza. Öyle çal patlasın, vur oynasın eğlenceli ninniler de değildi hani. Soğuk havaya, dışarıda dona vuran tipiye inat, içimizi daha da buz kesecek korku ninnileriydi onlar. Yazık, şimdilerde çocuklar bu ninnileri dinlemez olmuşlar. Soba desen, tüten duman desen, ise vuran duvarlar desen, katran akıtan borular desen aval aval bakarlar yüzüne. Asıl yazık olan bu aslında. Yanlış mı yaptık acaba? Teknik gelişmelere kör düğüm olmuş olmamızdan mıdır ki bu acizliğimiz? Kim ne derse desin ama ben o sıcaklığı unutamadım. Ne doğalgazda, ne klimada ne de harıl harıl yanmasa da cızır cızır vızıldayan elektrikli soba da bulamadım ben o sıcaklığı. Halen yağıyor musibet. Bir de rahmet olacaktı ya... Yok beyim, yok hanımım yok yok... Senin kavgan başkasıyla...

Paylaş

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Mesaj Bırakın

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *